KÜRT SORUNU BİR AVRUPA SORUNU HALİNE GELDİ

Yeryüzünde şu anda, kendirini tayin edememiş ulusların içinde en büyüyü. Avrupa'yı sarsıyor, dünyayı kendi sorunu çevresinde meşgul ediyor. Son otuz yıl içinde Vietnam savaşı ve Filistin sorununun dışında hiç bir ulusal kurtuluş savaşı, dünya medyasına bu denli etkin ve derinlikli girmemişti. Bu durumun asıl kahramanı. Kürt halkının onbeş yıldır sürdürdüğü kesintisiz, inatçı gerilla savaşıdır.Hiçbir Avrupa devleti bu haklı ve tamamen meşru savaşın baş mimarı Öcalan'a tüm sığınmacılar içinde en başta sığınma hakkı tanınması gereken insana sığınma hakkı tanımadı. Çok uluslu karektere evrilen, geniş tabanlı, oligarşik finans kapital demokrasileri. ABD'nin de baskısıyla. Kürt sorununu haftalarca Avrupa semalarında dolanıp durmaya mahkum ettiler. Sonunda ABD, Ortadoğu"daki baş düşmanı karşı verdiği mücadelesinde vazgeçilmez, güvenilir mütteriği olarak gördüğü Türkiye ile anlaştı. Sorunlu bölgelerin, Ortadoğu'nun İran'ın, Kafkaslar'in ve Balkanlar'ın böğründeki bu yakın müt-tefiğine, Öcalan'ın yakalanıp teslim edilmesinde doğrudan destek sözünü verdi. İç içe geçmişçesine işbirliği içinde olan üç istihbarat örgütüne havale edildi bu iş. Bu arada ABD dişişleri bakanlığı. Yunan Başbakanını ve dişişleri bakanını, Kenya yetklileriyle birlikte işbirliğine razı etti. Böylece, başta ABD olmak üzere bilinen beş devletin (ABD. Türkiye, Kenya, İsrail, Yunanistan) işbirliğiyle Öcalan'ın kaçırılması gerçekleştirilmiş oldu. Bu uluslararası eşkıyalığın elebaşısı ABD'dir.Bu durum hiç kuşku yok ki Kürt halkının ve dostlarının morali üzerinde olumsuz bir rol oynadı. .Ama sonuçlan, Kürt halkının lehine oldu. Kürtler, dünya medyasını adeta işga! ettiler onu çok daha ileri sorunu haline getirdiler-lar bu sorundan kaçarak kurtulan ... anladılar. Şimdiye kadar mazinin çelik dolabında bekletme, yeryüzündeki "emik" sorunlardan.Birisi olarak görme çizgisini izlediler.Sömürgeci devletlerin süreç içinde bölünmüş parçalara bazı kültürel haklar tanınması durumunda sorunun çözüleceğini sandılar. Öcalan'ın kaçırılmasının ortaya çıkardığı olgular, Kürt sorunun yirmibirinci yüzyılda dünyayı ciddi bir şekilde meşgul edeceğini ortaya koydu. Bir milyonluk küçük ulusların kendilerini devlet olarak tarih sahnesine çıkardıkları bir dünyada, otuz milyon Kürt, dört prangalı esaretine daha ne kadar sadık kalacaktı. Kürt dünyasının kuzey parçasında on beş yıldır süren savaş krizi büyük göçlerle hem Türkiye'ye hem de Avrupa'ya taşırdı. Göçertilenler üstelik ulusal ateşin şu veya bu derecede aydınlattığı yığınlardı. Ateş. Kürt topraklarında yandığı müddetçe bu yığınlar yerleştikleri yerlerde ulusal canlılıklarını, eylemliliklerini sürdüreceklerdi. Dünya medyası bu canlılığın, eylemliliğin gücünü şahdamarında duydu ve duymak zorunda kaldı.Kürtler en zorlu direnişi kendi dünyalarının kuzey parçasında sürdürüyorlar. Buna neden olan birkaç nokta vardır. Birincisi, Kuzey, üreticigüçlerin ve üretim ilişkilerinin diğer parçalara göre nispeten ileri olduğu bir yerdir. En büyük nüfusa ve kurt dünyasında en ileri aydınlanmaya sahiptir. Asimilasyonun diğer parçalara nazaran daha derin olması, bu gerçeği değiştirmiyor, ikincisi, Kuzey, yüzyılımız içinde Ermeni ulusunun varlığına son vermiş; eşek anırtmaz, çerçi çağırtmaz ceberrut sistemiyle kültürler üzerindeki zoraki asimilasyonunu derinleştirmiş, Ortadoğu'nun en güçlü devletinin egemenliği altındadır. Batının vazgeçilmez bir müttefiği. NATO'nun Orta ve Yakındoğu'daki ayağıdır. Üçüncüsü, Kuzeyin, sömürgeci ülkeyle iç içe geçişi yani entegrasyon derecesi diğer parçalara nazaran daha ileridir.Tüm bu ve benzeri noktalar devrimin yaygınlaşmasını, maddi bir güç haline gelmesini kolaylaştırdı. Yanan ateş. milli zülmun ve feodal baskının acısını çeken geniş köylü yığınlarını çevresinde topla.Kürt özgürlüğüü yirmibirinci yüzyıla yayılan çetin ve uzun süreli bir direnişin ürünü olacağa benziyor. Türkiye, İran ve Arap dünyası, Kürtlerin dört parçadar.' her hangi birinde bağımsız bir devlet1 olarak ortaya çıkmasını istemez. Hiç bir' emperyalist ülke, bu güçleri karşısına alarak, açıktan bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına destek veremez. Kürtler, iki stratejik alanda inat etmek zorundadırlar. Geniş cephe perspektifiyle dağda inat etmek. Bu işin esasıdır. Kürtleri dünyaya mal eden esas öğe, dağda yaktıkları Zerdüşt ateşidir. Geniş cephe siyasetiyle sokakta inat etmek ise ikincil öğedir. İntifadanın Fililstin direnişinde oynadığı rolü hepimiz biliyoruz. Irkçı Güney Afrika devletine karşı zencilerin kitlesel sokak gösterilerinin sonuçları ortadadır. Diplomaside inat etmek, pratiğin önünü açan, onu soluklandıran, onu çözüme taşıyan üçüncül öğedir. İdeoloji politikanın, politika ise pratiğin yönlendirici ruhudur. Diplomasi, politikanın vazgeçilmez önemli bir parçasıdır.Ulusal sorun,tek bir insanlık cumhuriyetini amaçlayan, genel kurtuluş sorununun bir parçasıdır. Dile ve kültüre vurulan prangayı parçalamak; kölelik ruhuna, kim-liksizleşmeye, kişiliksizleşmeye, yabancılaşmaya son vermek; ezen ulusun, ezilen ulus üzerindeki ekonomik sömürüsüne son vermek; bağımsız, demokrat ve özgür bireylerden oluşan bir toplum yaratmak. İşte emekçi inisiyatifiyle yürütülen gerçek bir ulusal mücadelenin belli başlı amaçları. Geleceği kucaklamak, doğal asimilasyonun önündeki engelleri kaldırmak, küresel, devrimci entegrasyon sürecini kısaltmak. Tabi tüm bunlar, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkının tutarü, militan savunucusu ve de eylemcisi olmaktan geçiyor.Türk egemenleri şu anda Kürt sorunuyla, zindanda. Öcalan'ın şahsında, çetin bir hesaplaşma içindedirler. Dağdaki ve sokaktaki ateşi, zindanda söndürebileceklerini sanıyorlar. Tüm ateşleri besleyen bir ana ateş vardır ki, o da Kürt halkının kalbinde yanıyor. Destanları, kahramanları, alametleri yaratan odur.