NAZIM

Nazım yüzüncü yaş günü dolayısıyla ülkede ve dünyada anılıyor. Altmış sekiz kuşağı Nazım'ı çok severdi.Akın var güneşe akınGüneşi zaptedeceğizGüneşin zaptı yakınNabzımız bu tip dizelerde atıyordu. Meydan okuyuşun kuşağıydık.O duvarO duvarınızVız gelir bize vızDevletlerin ve orduların muazzam güçlerinin bilincindeydik. Ama tayin edici güç, yüreklerimizin derinliklerinde ve bilincimizde derlenip toparlanmaktaydı. Yenilmeyecek hiçbir şey yoktu. Çelişkiler hercümercine dalan, usanmaz hamal ve kahraman, onları çöze çöze açacaktı yolunu.Nazım, İbo'nun en tutkun olduğu şairdi. İbo, Nazım'ı diyalektiği şiirine en iyi yediren, sınıf ve halk ruhunun ince kuyumcusu, usta mimarı olarak nitelerdi. Hiçbir dünya şairinin, işçi sınıfını onun kadar çok yönlü ve derinlemesine estetize etmediğini söylerdi. Piraye'ye yazdığı şiirlere hayrandı. Kendi aşkını anlatırken, tarihi ve ezilen insanı arenaya çıkarıyor, derdi. İbo, Nazım'ın yurt dışında kendisini aşamadığını, gerilediğini, ateşini ve değiştirme gücünü yitirmiş şiirler yazdığını da söylüyordu. Hantal, bürokratik Sovyet atmosferinin Nazım'ı geriye çektiğini söylüyordu. Bunu söylerken Nazım’ın Sovyet bürokrasisini eleştiren ve bundan dolayı da Sovyetlerde sahneden kaldırılan “İvan İvanoviç var mıydı yok muydu!” adlı oyununu bilmiyordu. Bilseydi eleştirilerinin esası yine de değişmezdi sanırım. Çünkü okuduğu şiirleri esas alıyodu O. Altmışsekizlerde aydınlar, devrimci işçiler, öğrenciler, öğretmenler okurdu Nazım'ı, onlar sahip çıkardı. Şimdi herkes sahip çıkıyor. Varsın çıksın. Beni rahatsız etmiyor bu durum. Bundan Nazım'a ve O’nun düşüncesine zarar gelmez. Aksine, bu bir yüceliştir. Nazım'ın doğrulanışıdır. Burjuvazi, "Büyük şairdir, komünist olmasaydı," diyor.Bir zamanlar Halide Edip Adıvar'ın dediği gibi: "Nazım büyük şair, hatta dahi denilebilir, ideolojisi olmasa."Nazım'ın yanıtı şudur:"Hem içerledim, hem sevindim. Sonra ve belki hepsinden önce, 'ideoloji' meselesine güldüm. Hey sersem bayan, dedim, ben dahi değilim, fakat iyi bir sanatkarım ve bunu her şeyden önce ideolojime borçluyum. Eğer sizin iyi sanatkarınız yoksa ideolojinizin bugün artık iyi sanatkara muhteva olamayacak kadar tefesüh etmiş olmasından gelir."Namık Kemal'e ateş püsküren dönemin egemenleri, O’nun için, "Asılacak, sonra da cesedinin altında oturup ağlanacak adam," diyorlardı. Aynı şeyi daha yumuşak olarak, ideoloji bazında Nazım’a yapıyorlar şimdi. Normaldir.Nazım'ı anma etkinliklerine en başta komünistlerin katılmaları gerekiyor. Onu gerçek özüne uygun olarak anmanın başka bir yolu da yoktur. Her devrimci insanın, her komünistin, Nazım'ın şiirlerini, külliyatını okuması gerekiyor. Bu, özgürlük tutkumuzu, özgürleşme çabamızı derinleştirecektir. Nazım'ı Ruhi Su'dan, Fazıl Say'dan dinlemek de güzeldir.