BAKALIM NE OLACAK

Bilgisayarın başında yazı yazamıyorum. Yazdıklarımı beğenmiyorum. Elle yazmak hoşuma gidiyor. Sağ kolum ağrıyor. Kaldıramıyorum. Doktora gittim, ilaç yazdı. Sağ kolumu çok kullandığımı söyledi. Bilgisayarın yararı tartışılamaz. Ama ben götüremiyorum. Elli beşinden sonra bilgisayar kullanmak zor oluyor. Reklamlar çok. Daha açıştan itibaren çıplak kadın fotoğraflarının yer aldığı reklamlardan kaça kaça yazı sayfama ancak varabiliyorum. Geçenlerde birisine sordum."Yahu ben bu çıplak kadın fotoğraflarının yer aldığı reklamlardan nasıl kurtulacağım," dedim.O da benim gibi bilgisayarı fazla bilmeyen bir adamdı. Biraz düşündü, "İnternetinin bağlı olduğu firmanın politikasıyla ilgili bir sorundur bu," dedi. Politika kelimesini çok kullandığı için söylediğine pek basmadı aklım. Esnedi ve gitti. Üç günde bir açıp emailime bakıyorum, bir yığın ingilizce mektup ve reklam. Listede hepsinin başlıkları yer alıyor, alt alta:"Şimdi aşk.""Beni ara, yakınındayım.""Haftada bir tanışma, kaçırma.""Mutsuz musun, kolayı var.""Yeniden aşık ol, yaşama dön."Açıp baksam mı, bakmasam mı? Baksam zamanım güme gidecek. Bereket versin ki, bu tip emailler reklama ve kalitesizliğe dayanıyor. Kaliteli olsa zamanımı çalabilirler. Kafası dolu dolu güzel bir kadınla tanışmamın bana, tarihe ve insanlığa ne zararı olabilir ki?Dikkat ediyorum da bütün reklam kadınları adsızdır. Her eşyanın bir adı vardır. Tüm reklam kadınlarının bir tek adı vardır: Kadın. Birbirlerinden tamamen apayrı varlıklar oldukları halde hepsinin adı aynıdır: Kadın. Antik Yunan tarihçisi Thukidides,"En iyi kadın, kendisinden söz edilmeyendir," der. Adamın felsefesi hala ayaktadır. Ayaklarını modern kapitalizmin nabzına basmış, güç alıyor ondan.Sonsuzluğa ne katıyor insanlık? Haberi var mı bundan sonsuzluğun? Hiçleşmeye karşı direnmekten, iyinin ve güzelin izinde değil, önünde yürümekten başka yapabileceği ciddi bir şeyi yoktur insanın.Bali'de bomba patlayıp ölüler kıtaya gelmeye başlayınca, Avustralya'nın savaşa katılıp katılmaması tartışmaları hararetlendi. Çanakkale'ye, Kore'ye, Vietnam'a, Doğu Timur'a, Afganistan'a elde silah koştu ve şimdi de Irak’a koşuyor. İngiliz ve ABD emperyalizminin bir dediğini iki etmedi, etmiyor. Fedai Emperyalist kavramını tarihe ilk kazandırma onuruna sahiptir. Bilgisayarımı çıplak kadın reklamlarıyla dolduran bu ülkenin vicdanı, dün yürüdü savaşa karşı. Savaş anında yürüyüşçülerin sayısı ne kadar artacak göreceğiz.Yaşlandıkça zamanın değeri artıyor. Sabahları zor kalkıyorum. Yatakta olmayacak hayaller kurmak hoşuma gidiyor. Dev kitap evlerine girince cüceleşiyor, cehaletimin görkeminden ürküyorum. Tek kitabın karşısında düzeliyor moralim. Tek bir odada, birkaç kitabın karşısında bilgeyim.Canım sıkıldığında heykeller yapıyorum bahçeye. Beton, bronz, bakır, aliminyum, pirinç, demir, çelik kullanıyorum. Gücümü, kapitalizmin çöp kontenalarından alıyorum.Bakalım ne olacak."Dostların arasında, güneşin sofrasında," olduğumuz müddetçe, gerek duymayacağız "bakalım ne olacak"a.