DEMOKRASİYİ DERİNLEŞTİRMENİN EN CAN ALICI ADIMI DEVLETİN KÜÇÜLTÜLMESİ

Devletin, bürokratik ve militer görevlerinin büyük ölçüde halka devredilerek küçültülmesi. Yerel yönetimlerin yetkilerinin ve özel yapılarının elden geldiğince güçlendirilmesi. Sınıfın, sınıf üzerindeki bir baskı aracı olan devlet, burnunu halkın yaşamına sokmayı sever. Halkın yönetilmeye ihtiyaç duyması, devletin varlık şartıdır. Doğrudan demokrasinin bir gereği olarak, devletin, halk yaşamından, elden geldiğince dıştalanması, halkın kendi yaşamını ve kendi güvenliğini bizzat kendisinin ele alması, devlete ihtiyaç duymaması ya da çok az duyması, devletin küçülmesini beraberinde getirecektir.Savunmanın ve güvenliğin, askeri olarak eğitilmiş halkın silahlı eğitimine ve silahlanmasına dayandırılması. Bir dış istilaya karşı, halkın anında düzenli orduya ve gerilla deryasına dönüşmesi. Bunun için, İsviçrede olduğu gibi her yurttaşın her yıl, bir iki hafta gibi kısa bir süre, savaş taktikleri ve konvensiyonel silahlar üzerine eğitime tabi tutulması.Her yerelin, kendi iç güvenliğini, profesyonal olmayan, her yıl değişen kendi milis güçleriyle sağlaması.Mahkemelerin devlete bağlı olmaması, en az üç yargıç ve devrevi seçimlerle yenilenen jüriden oluşması. Yargıçların verdiği kararların, jüri oylamasına sunulması. Cezaevlerinin devlete bağlı olmaması; halktan tecrit edilmemesi; gönüllü üretime, eğitime ve insan yeteneğinin her yönüyle açığa çıkarılıp geliştirilmesine dayanan, açık ve yarı-açık bir sisteme dayandırılması. Her insan ve her örgüt, bir küçük devlettir. Bunun içindir ki, her işçi sınıfı partisi de diger partiler gibi devletle bütünleşme, bağımsızlığını yitirip, devlet bürokrasisinin bir parçası haline gelme eğilimini kendi içinde güçlü bir şekilde taşır. Devlet özgürlüğe karşı yükselir. Özgürlük ruhu güçlü olan her devrim, biçimi ve özü ne olursa olsun, devletle çatışır.Sendikaların, kadın ve gençlik başta olmak üzere tüm demokratik kitle örgütlerinin, devlet karşısındaki bağımsız ve mücadeleci tutumlarını zayıflatan her türlü girişime karşı mücadele edilmesi.Devlet başkanı dahil, tüm yöneticilerin tepeden atamayla değil, tabandan seçimle tayin edilmesi; hiç bir yöneticinin, aralıksız, üst üste, iki kez aynı göreve seçilmemesi.