BİR ÇOCUK GİBİ

Yeni bir romana başladım. Onbir Eylül saldırısından sonra, Almanya’da delirip köyüne dönen yaşlı ve bilge bir insanın doğaya sığınışını konu alıyor. Macera, bitki ve hayvan alemiyle bütünleşen bilgenin, tüm insanlığı sorgulaması üzerine kurulmuştur.Bir macerayı bitirince bir başka maceraya atılmam gerekiyor. Yaşamam mümkün değil yoksa. Yazmak, insanın kendisiyle uğraşmasıdır. Bilgi dağarcığında, ruhunda, duyarlılığında kazıya çıkmasıdır. Kimileri bunu başarıyla yapar, kimileri de topallar. Diz kırdım ve kendime zulmetmeye başladım yine.Yalnız yaşıyorum ama yalnız değilim. Ev içi hizmetlerle başım derttedir. Yıkadığım tabaklar, ben ve de hiç kimse kullanmadığı halde kendiliğinden, bana inat, kirleniyor, üst üste yığılarak beni bekliyor. Yatak, düzeltilmeyi; ev, süpürülmeyi dayatıyor bana. Sobanın külünü almak, sokaklardan topladığım, çocuk arabasıyla eve taşıdığım, biçimsiz odunları kırmak, tepeye taşımak, sobayı tutuşturmak, zor iş. Sepetim, kısa zamanda kirli çamaşırlarla doluyor. Beni kuşatan eşyalar, zamanımı çalmak için korkunç bir ittifak içindeler. Müttefiksizim. Eskiden böyle değildim. Yaşlandıkça eşyaların bana karşı birliği güçleniyor.Zaman zaman alıp eve getirdiğim yedi yaşındaki oğlum da eşyalarla birlikte hareket ediyor.“Çık bu evden, git dondurma ye. Yazı yazma artık. Çok yazarsan kimse okumaz. Hadi gezelim. Kendine bir kitap al, bana da dondurma.”“Şimdi olmaz, yarın gidelim.”“Bugünün dondurmasını bugün yiyelim, yarınınkini de yarın yeriz. Kalk, yoksa yazdıklarını gizlerim, bulamazsın.”Çocuk mantıklı konuşunca kalkıyorum. Ormandan geçip, dükkanlara doğru gidiyoruz. Dondurmadan sonra kitapların arasına dalıyoruz. Bir insan beyninin, yirmi milyon kitaba sığacak kadar bilgiyi depolama kudretinde olduğunu düşünerek ürperiyorum.“Tarih, yeryüzünde yaşayan tüm insanlara beş bin yılda beş kitap okutamadı,” diye mırıldanıyorum.“Tarih kim,” dedi çocuk.Sustum. Karşıdaki manava baktık birlikte.“İnsanlar domates satıyorlar,” dedi.“Ama okumuyorlar, okuyunca da unutuyorlar.”“Okulda okudular, büyüyünce unuttular,” dedi çocuk.Hayat, direnmekten ibarettir. “Neye karşı direneceksin?” sorusuna verilen cevap, insanın kalitesini belirliyor. Bir ocuk gibi, nyargısız ve cesur dşnebilsek..