KOMÜNİST

Dünyanın durumu budur. El sanatları, manifaktür, fabrika, tekel, çokuluslu tekel. Dünya, dünya çapında, her iş kolunda bir tek tekele doğru gidiyor. Tekistilde tek tekel, Uzayda tek tekel, iletişimde tek tekel, ulaşımda tek tekel vs. vs. Kapitalizm bu durumu, insanı ve doğayı yıkma pahasına gerçekleştiriyor. Birinci ve ikinci dünya savaşları tekel krizleriydi ve tekelleşmeyi daha ileri boyutlara vardırdı. Büyük tekeller, küçük tekelleri yuttu, dünya pazarlarına semirmiş, azmanlaşmış olarak çıktı. Şu anda, çok uluslu tekeller egemendir dünya ekonomisine.Bu zorunlu bir gelişmedir. Kapitalizm tekel çağına girmeden önce, olgunluk çağındayken, komünist devrimler dünya çapında başarı kazanmış olsaydı, değişik bir biçimde ve özde de olsa, gidişat dünya çapında tekelleşmeye, yani tek bir dünya ekonomisine doğru olacaktı. Tabi bu, kapitalizmin yaptığı gibi, insanın ve doğanın yıkımı pahasına olmayacaktı. İnsanı ve doğayı merkeze alan, tek bir dünya ekonomisine gidişi, insanın çok yönlü gelişmesine ve doğanın insanileşmesine tabi kılan bir anlayışla olacaktı. İnsanın yarattığı harikalar, bilim ve teknoloji, kapitalizm şartlarında, bir çok noktada, insana karşı işliyor. Biz üretimin yoğunlaşması ve merkezileşmesinden, büyük ölçekli üretimden, büyük ekonomilerden, büyük bölgesel, merkezi devletlerden yanayız. Biz kapitalizmin insani olmayan özüne karşıyız. Fabrikaya değil, fabrika içinde, insana karşı işleyen ilişkilere, baskı ve sömürü ilişkilerine karşıyız. Parçalı bir Avrupa ekonomisinden değil, yekpare bir Avrupa ekonomisinden yanayız. Her komünist bir dünyalıdır. Vatanı yoktur komünistin. Onu ille bir ulusa sokmak istiyorsak, insanlık ulusuna sokabiliriz ancak. İlle bir vatandaşlık sıfatı yüklemek istiyorsak ona, birleşmiş tek bir dünya ekonomisinin, insanlık ulusunun veya insanlık cumhuriyetinin vatandaşlık sıfatını yükleyebiliriz. Bununla birlikte, komünist, ayağını, bulunduğu, yaşadığı toprağın gerçekliğine basar. Büyük idealinin gerçekleştirilmesi mücadelesine, o yerel insan ve doğa gerçekliğinden başlar. Komünist, orada ezilen çiğnenen sınıflardan yanadır; büyük veya küçük devletler tarafından horlanan, küçük görülen ulusal gururdan, dilden, kültürden yanadır; zincire vurulmuş, köleleştirilmiş uyruk ulusların bağımsız devlet kurma haklarından yanadır; ezilen cinsten, mezhepten, ezilen dinden yanadır. Hiç bir ulus, bir başka ulusu, zorla veya inceltilmiş değişik yöntemlerle ‘adam etme’ hakkına sahip değildir. Böyle bir hak, ancak, haklı bir direnişe, haklı bir savaşa kaynaklık edebilir.Komünistin işi, kendi yerelinin yeteneklerini, yaratıcı ve yıkıcı kıvılcımlarını, enternasyonalini devşirmek, insana karşı yükselen güçlerin karşısına dikmektir. İktidarı yarına ertelememek, yaşamın tüm alanlarına yaymak. Yapılan her doğru iş, bilinç ve bilgiyle donatılan her insan bir iktidardır. İktidar olamayan insanlardan oluşan bir hareket, merkezi iktidarı ele geçiremez, geçirse bile iktidar olamaz.Komünistlerin bir bölümü, tekellerin ideoloisinden ve sundukları imkanlardan etkilenerek onların saflarına kaydı. Bir bölümü de tekellerin ezdiği küçük ve orta mülk sahiplerinin milliyetçi ideolojisine sarıldı. Türkiye komünist hareketi, aydınlara ve sanayi işçilerine dayanamadı. Çok güçlü bir aydınlanma geleneğine sahip olamadığı için de cılız kaldı.Komünist, tekbaşına kalsa da bir örgüt gibi davranır. Tek bir dakikayı bile değerlendiren, örgütleyen bir insandır o. İşçidir, eylem ve kültür işçisidir. Öğrenci ve öğretmendir. Kurtarıcı değildir. Komünistliği en ileri, en kaliteli bir yaşam tarzı olarak kavrar. Kendi özel yaşamını komünistleştirmeyen komünist olamaz. Bir komünist, plansız, israfçı, laklakçı, hazır yiyici, özgüvenini ve yenilenme ateşini yitirmiş bir insanın, köklü bir dönüşüme uğrayıp, komünist olabileceğine inanır. İmkansızı başarma felsefesidir bu.İnsan, herşeyden önce kendisi için komünist olmalıdır. Kendisi için komünist olanın komünizmi sağlamdır ve çevresini en etkin bir şekilde dönüştürme karekterine sahiptir. Bilinç ve duygu dünyasını, sorunlar hercümercini, derinlemesine duyumsama gücüne sahiptir. İyi bir komünistten sözediyorum. Bu bakımdan, komünisti idealize ettiğimi sanmıyorum. Komünist olup da komünistliğinin bilincinde olmayan bir yığın insan var. Komünistlerin kendi partileri içinde toplanmamaları, dağınık güçlerini, kollektif bir güce dönüştürmemeleri ne kadar yanlışsa, bu gerçekten kalkarak partisiz komünistin olamayacağı sonucuna varmak da o kadar yanlıştır. Dünyanın komünistlere ve komünizme her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Herkesin iyi bir komünist olma ve yeteneklerini parti çatısı altında harekete geçirme çabası içine girmesi gerekiyor. Bundan daha ileri, daha kaliteli, daha anlamlı, daha canlı ve daha bilgece bir yaşam tarzı var mı gerçekten bilemiyorum.