NEWROZ


İlk direniş güçlerinin iç dünyasını, doğayla olan ilişkilerini ve halk ruhunda yarattığı değişimi anlatan Newroz romanının üçüncü baskısı Belge Yayınlarından çıktı. Bir gerilla ve doğa romanı diyebiliriz buna. Romanda gerilla, gücünü yalnızlığından alan ve kendini durmaksızın sökerek kuran, çoğaltan bir güç olarak ortaya çıkıyor. Okuyacak olanların eleştirel bir gözle okunmasını diliyorum.


 
Bu tepeler ceylan rengindedir. Eskiden ceylanlar gezerdi bu tepelerde. Şimdi neredeler acaba? Bir tanesi önüme düşse de beni alıp Fırat’a, Fırat’ın ötesine, Rodi’me götürse. Yüreğim beni tüketti.”
 
Muzaffer Oruçoğlu Fırat'ın ötesine götürüyor okuru Newroz’da. Dağlar sarptır belki oralarda, kış amansızdır ama Newroz’la gelir bahar.  
 
“Fırat’ın öte yakası buralara benzemez. Birinin evine gittin mi sana bir tas soğuk su getirirler. İçtin mi, iyi bu yemek yemiş derler. İçmedin mi, hastadır herhal, yatağını serin yatsın derler.”


DİĞER KİTAPLAR