Merhaba Gül,

Hareket yoksa, zaman yoktur. Zaman, bağıntılılık ya da karmaşık ilişkiler sisteminin dışında bir olgu değildir. Varlığın yani hareketin ötesinde, değişmeyen, aslolan bir olgu yoktur. Üç boyutlu bir gözle görüyor, üç boyutlu bir kafayla da düşünüyoruz. Kültürümüz, tarihimiz, bilimimiz, inancımız, dilimiz üç boyutla maluldür. Heideger'in zaman kavramını ciddiye almadığımı nerden çıkarıyorsun?Varlık aleminde zaman diye bir şey yoktur. O bizim, varlığı, varlığın iç ve dış hareketlerini, değişimini bu değişimin öncesini, mevcudunu, geleceğini, yani sürekliliğini kavramak için keşfetmek zorunda kaldığımız bir kavramdır. Kozmik zaman kavramını kullanmadan kozmik varlığı veya tarih zaman kavramını kullanmadan tarihi kavrayamayız. Sonsuz küçük ile sonsuz büyük arasında cereyan eden varlıkların akıl almaz hareketlerini, değişimlerini, onların özel şartlarına bağlı özel zaman kavramlarıyla kavrarız.Hayran olduğun o sevimli adam, ilerde delirirse şaşmam. İlgi alanlarını sık sık değiştiriyor. Onu ilk tanıdığımda düşünmenin analitik, psikanalitik biçimlerine takmıştı kafayı. Çıplak has hakikatin cazibesini sevgililerinin gözbebeklerinde seyrettiğini söylüyordu. Salak bir havası vardı. Onda dikkatimi çeken tek şey, gülümseyişiydi. Zihninin fizyolojisini gülümseyişiyle gösteren tek adam odur sanırım. Ellerinden öperim. Güzelliğin değişken ve daim olsun.