Merhaba Nalan,

Şu anda güvercin sürülerinin içindeyim. Bilinç altından bilinç dışına geçişin aşamalarını yazıyorum. Sesler, görüntüler, göğüslerdeki renkler beni inceliğe ve ayrıntılara doğru çekiyor. Evrensellik, ince ayrıntılarda gizlidir. Menzilim eğer, yürüdükçe büyülü bir hal alıp derinleşmiyorsa, yürümeyi bırakıyorum. Gönderdiğin son şiir, esin kıvılcımlarımı söndürdü. Şiir mi yazıyorsun, yüceltilmiş imgelerle felsefe mi kuruyorsun anlayamadım. Bu tip menfur nesneler moralimi bozuyor. Darılma. Beni, bu aciz kulunu anla. Zincirinden açılmış köpek gibi gördüğü her ağacın dibine işeyen şiirler beni daha çok çekiyor. Bu tip şiirler, kendilerini dayatmadan, şaşmaz, yalın bir masumiyetle etkiliyorlar; dermansız, aciz yanlarıma doğru çekip küçültmüyorlar beni. Her neyse. Kendine iyi bak. Hayat zalimdir. Kurban olurum gül memelerine. Unutma, kapı kethüdanım senin her daim.Not: O büzme dudaktan uzak dur. Kadınlara boyalı duygularla yaklaşan bir Kazanova bozuntusudur o. Sen, hamuru cehaletle yoğrulmuş mayasız insanları, kaliteli insanlardan kolayca ayırdedebilen bir kadınsın, yapma. Güveniyorum sana.