Merhaba Gül

İyi anlaman için yazıyı birkaç kez okuman gerekiyor. Nietzsche'nin, Tanrıya, tarihe, devlete, ahlaka ve köle ahlakının kalesi olarak gördüğü Hiristiyanlığa karşı çıkışına bir itirazım yoktur. Demokrasiye ve kadına karşı çıkışını anlamaya çalışırım. Demokrasi, sınıflı topluma özgü bir yönetim biçimidir. Bu anlamda, demokrasiye karşıyım. Nietzsche'nin mülkiyete sahip olma, egemenlik ve cinsel güdü temeline dayanan, pederşahi evliliğe değil, evliliği dağıtacağından korktuğu için aşk evliliğine karşı olması, bir problemdir. Evliliğin bütün biçimleri, bir kurum olarak evlilik, özgürlüğün, özgürleşmenin önünde ciddi bir engeldir.Nietzsche, yani kendini haddinden fazla beğenmiş bu soylu seçkinci ruh, bu klasik filolog, felsefenin sayılı kilometre taşlarından birisi olarak görünüyor bana; aykırı, derin, entellektüel cinnetin bilinci olarak görünüyor. Yarattığı değerleri ve algıları temel gerçekler gibi gören insana karşı savaş açıyor. İnsanı kendi gölgesine sığındırıp sığınmacı konumuna düşüren, güçsüzleştiren her şeye karşı çıkıyor ve özgürlüğün dışında hiçbir otorite kabul etmiyor. Bu yönüyle, diğer filozofları aşıyor. Buna rağmen özgür değil, bilim ve sanatın incelttiği otokrat bir ruhtur o. Dionizyak barışçıl bir iklim içinde İlerleyişin ve yükselişin ruhudur. Kitlesel galeyanlardan, devrimlerden korkuyor.Nietzsche, post modernistlerin habercisi miydi? Emin değilim.Arzunun dizginlenmemesi, bedenin kendi derinliğine inmesi, kendini keşfetmesi. Ahlaki benliksizleşmeye karşı artistik yaratıcılığın kaynağından boşalarak gürül gürül yayılması. Bu ve benzeri arzuların filozofudur O.İngiliz ve Fransız kuvvet ve istencinin tüm dünyada yükselişi ve egemenliği karşısında, gücünü ve potansiyelini kullanamayan, bu güçlerin gölgesinde kalan Almanya'nın, yükselme eğilimi mi etkiledi Nietzsche'yi acaba? Kuvvet ve istenci haddinden fazla ululadı o. Uygarlığın mayasında kuvvet ve istenç felsefesinin olduğu açık. Üst insanın felsefesidir bu. Bunun yerine insanı ve tüm canlılarla birlikte doğayı özgürleştirmeyi amaçlayan, özgür insanın felsefesini, özgürlük ve düşün felsefesini koymak. Yıkım, derinlemesine yıkım felsefesinden korkmamak.Yunan ve Roma uygarlığının hayranıdır Nietzsche. Adamakıllı modernisttir. Romayı yıkan Barbarların ve sonrasında da Hristiyanların amansız düşmanıdır. Bunu anlamaya çalışabiliriz belki. Ama bu bir ruhsa, yıkıcılar karşısında ürperme ruhuysa, anlamakta zorlanırız. Pompeius'un demir kıtaları karşısında, Spartaküs'ün, prangalarından yeni boşanmış çıplak kıtalarını destekler mi, belli değil. Onun Sosyalizme, dolayısıyla sosyalist yıkıcılara karşı çıkışını gözönünde bulundurursak, bu en büyük yıkıcının Spartaküs'ü destekleyeceğine ihtimal veremiyorum. İstenç, bu noktada tartma ve anlayabilme yeteneğini yitiriyor.Boşver. Kumlara göm gövdeni. Denizi sarın aşk gibi. Dalgalara ve dalgana bak.