CİLESUN'UN ANISINA

CİLESUN'UN ANISINA
Ali Haydar Cilasun'u,1969'da, iki arkadaşım, Necmi ve Musta Kemal ile evine gittiğimizde tanıdım. Evde kendisi ile annesi vardı. Beyoğlu'nda bir evdi yanılmıyorsam. Tiyatro turneleri sırasında, Anadolu'da, karşılaştığı baskıları anlattı bizlere. Nisbeten aydınlanmış ileri bölgelerle geri bölgeler hakkında bizleri aydınlattı, aydınları eleştirdi. Evde Rüçhan yoktu. Onu ilk kez, 1970'de Keşan Cezaevinde, bir file dolu yiyecekle ziyaretime geldiğinde tanıdım; cezaevi hayatımda beni ziyarete gelen ilk görüşçümdür.
Ali Haydar Cilasun'la Avrupa'da, Avustralya'da zaman zaman buluştuk. Şen, iyimser ve mücadeleci bir insan izlenimi bıraktı bende hep. Ben en çok onun sohbetlerinde güldüm. Yaşamını tiyatroya, şiire, nesire ve devrimci siyasete adadı. Avustralya'da, alevilerin toparlanmasında ve bir binaya kavuşmasında tayin edici bir rol oynadı.
Sanat ve siyaset zemininde sade yaşayan, şen yaşayan, en karamsar dönemlerde dahi bizleri gülümseten bu güzel insanı, komünistlerin, Alevilerin ve Kürtlerin bu ak sakallı savunucusunu saygıyla anıyorum.