SİDRE VE GAYYA

Eleştirileri anlamaya çalışıyorum ve Fidel'in faziletlerini de unutmuş değilim. Ben sadece methiyelerin altında kalan gerçeğe dikkat çekmek istiyorum. 1980'ne geldiğimizde, tüm dünyada Sovyetlerin finanse ettiği, (Küba rakamlarıyla söylersem) kırk bin Küba askeri vardı. Bunların bir bölümü Etyopya'da, Sovyet yanlısı, darbeci Mengistu Haile Mariam saflarında, ülkenin kuzeyindeki Tigre ve Eritre'nin yoksul halk ayaklanmalarına karşı savaşıyordu. Küba'nın doktor ihraç etmesini elbetteki ben de alkışlarım, ama bu doktorların bir bölümünün, kırk bin askerle birlikte, onların sağlık ihtiyaçlarını karşılamak üzere ihraç edildiğini de gözardı edemem. Sovyet darbelerini, yayılmacılığını, Afganistan işgalini savunuyorsak, o zaman tabi ki Fidel eleştirisinin bir anlamı olmaz.

Elden ayaktan düşünce veya ölünce, yerine akrabasını veya seçtiği halefi geçiren yıllanmış liderlerimizi yüceltmeye devam edelim. Bunu yaparken de aziz liderimizin, sadece faziletlerinin değil, günahlarının da lideri olduğunu hatırlayalım hiç değikse. Hepimiz tanrı ve şef kültüründen, tek yönlü methiye veya yergi ahlakından geliyoruz. Övdük mü Sidre Makamı'a çıkarırız, yerdik mi Gayya Kuyusu'nun dibine indiririz. Normaldir. Hayat bize gülüyorsa ve biz bunun farkında değilsek, sorun yoktur.