MEÇHUL EDEBİYATÇI

Toplumun ve tarihin aklına, estetiğine, belirlenmiş resmi akıla ve estetiğe itibar etmedi. Eserleri yeni, incelikli ve derindi; yıkımı derindi çünkü. Köleliğin ağır, kurtuluşun acılı olduğu topraklara köklendi. Gerçeği olduğu gibi anlatmaktan kaçındı. Kendi gerçeğini yarattı. Yaşamı, tüm zerreciklerine kadar sarıp sarmalayan, iğfal eden büyük sistemi, kendisiyle birlikte yıktı. Öleceğini sezinledi ve ölmeden önce, basılmamış tüm eserlerini yaktı.