'Evet'le diktatörlük derinleşir

'Evet'le diktatörlük derinleşir

   

 TKP/ML kurucularından Muzaffer Oruçoğlu, 16 Nisan referandumuna ilişkin Anayasanın bir savaş anayasası olduğunu vurgulayarak, "Evet" çıkması durumunda diktatörlüğün derinleşeceğini söyledi.

16 Nisan’da yapılacak referanduma ilişkin dihaber’e konuşan Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist (TKP/ML) kurucularından Muzaffer Oruçoğlu, Anayasanın Kürt halkı başta olmak üzere tüm ezilen halklara, cinslere ve inanç kesimlerine karşı ilan edilmiş bir savaş olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın ve ekibinin durdurulabilmesi için Türkiye’de bulunan bütün muhaliflerin ortak bir cephe etrafında örgütlenmesi gerektiğini söyleyen Oruçoğlu, referandumda ‘Evet’in çıkması durumunda ülkeyi zor günlerin beklediğini dile getirdi.

‘EVET İLE DİKTATÖRLÜK DERİNLEŞECEK’

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın “tek adam” rejimi için bir kumanda merkezi görevi gördüğünü sözlerine ekleyen Oruçoğlu, “7 Haziran seçim darbesini ve Kürtlere karşı topyekun saldırı kampanyası ile 1 Kasım seçimlerinde zafere dönüştürdü. Arkasından rakibini göz yumarak ve pusuya yatarak teşvik edip, 'Allah'ın bir lütfu' haline getirdiği cılız askeri darbesini ustaca kullanıp, muhalefete karşı topyekun bir baskı kampanyasına dönüştürdü. Şu anda merkezileşmiş ve OHAL sopasıyla yasal kılıfına kavuşmuş, İslamcı faşist diktatörlüğünü halka onaylatarak iyice meşrulaştırma çabasını sürdürüyor” dedi.

Halkın "Evet" demesi durumunda, Erdoğan'ın aldığı ruhsat ve moral güçle diktatörlüğü derinleştireceğini dile getiren Oruçoğlu, halkın "Hayır" demesi durumunda ise moral gücünü yitireceğini ama "Hayır"ı kabul etmeyeceğini söyledi.

‘TÜM MUHALİFLERİ BASTIRMAYI HEDEFLİYORLAR’

Yeni anayasanın Türkiye şartlarına uyarlanmış, faşist bir İslam cumhuriyetine geçişin Anayasası gibi göründüğünü dile getiren Oruçoğlu, bu anayasanın ülkenin sorunlarını çözmek yerine daha da ağırlaştıracağını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Kürt halkına karşı başlattığı savaşı sınır ötesine yaydığını söyleyen Oruçoğlu, “Şu anda, Ortadoğu’da çok daha geniş çaplı bir savaşa hazırlanıyor. Başkanlık, sadece Kürtleri, komünistleri, devrimci demokratları, Alevi aydınlanmasını bastırmayı hedeflemiyor, Kemalistler başta olmak üzere tüm muhalifleri bastırmayı hedefliyor” diye konuştu.

‘SAVAŞ ANAYASASIDIR’

Anayasa değişikliğinin devleti iyice merkezileştireceğini belirten Oruçoğlu, “Parlamento gibi göstermelik kurumları daha da göstermelik hale getiriyor. Bu, tüm devrimci demokratik güçlere, halka ve Kürt halkı başta olmak üzere tüm ezilen kesimlere, cinslere ve farklı inanç kesimlerine karşı ilan edilmiş bir savaş anayasasıdır” dedi. Referandumda "Hayır" çıkması durumunda AKP’nin temsil ettiği kesim bu sonuçları kabul etmeme gibi bir riskte var bu da yeni ve çok daha çetin bir mücadele döneminin başlaması anlamına gelir” şeklinde konuştu.

‘MUHALİFLER HAYIR CEPHESİNDE YÜRÜMELİ’

Gelecekteki uzun soluklu mücadelenin morali açısından halkın "Hayır" demesinin daha iyi olacağını ifade eden Oruçoğlu, “Bununla birlikte yakıcı gerçek ‘Hayır’da yatmıyor. Zorla gelen zorla yıkılıyor. Halkı ‘Hayır’ demeye çağırırken, ‘Hayır’ın her derde deva olduğu hayalini yaymaktan kaçınmak, bu diktatörlüğün uzun soluklu bir mücadeleyle gidebileceği gerçeğini öne çıkarmak ve güçleri bu can alıcı gerçeğe göre yapılandırmak gerekiyor. Doğru ve zor olan bence budur” diye konuştu.

Gökhan Öner - dihaber