TOHUM YAĞMURU Dilek Kalyencioğlu

SANCI Kültür Sanat Edebiyat Dergisi sayı 6/2016 

TOHUM YAĞMURU Dilek Kalyencioğlu
Islanır da düşüme yapışır diye zihnimi,gömdüğüm toprağa.
Hemde korkmadım inan,bildiğin yalnızım şu tek ''başıma''yağan yağmurda.Bence oda yalnızdıdamla damla.
Metal soğuktu,bir şemsiyenin avuca denk gelen çukurunda.
Ölüm,soğuktu sonra.
Sonra kafa kafaya verdik ki,o çarpışma anını hiç sorma!
Aklını cebine koyup,yol alırya insan bir kitapta.
Üşüdük çe ovuşturur cümleleri.
Sihirli bir lanba düşer kaldırıma.
Ünlem sonra!!!!
Cin yerine ''TOHUM''çatlar!
Bereketi yağmura emanet bir toprak kokusu yapışır ellerine.
Sayfalar dolusu misk sonra.
Şiir gibi adamlar,şehir gibi kadınlara neler neler yazarmış da.
Mısrasından terkettim ezberi,kaldım hep sınıfta.
Yağmur yağmalı iyice.
Şöyle erezyonlu,toprak kaymalı falan.
Hatta ''yer gürültülü''!
Gök ki,bakabilene hep gürül gürültü.
Sesini sakın kısma!
Suda çatlamalı ayrıca!
Hem öyleki,ben diyeyim ''kurak''.
Sende durak ''yerlerinden''.
Hayatın ispatına.
Şiir de şair de ıslanmalı adamakıllı amma.
Aklı bıraksam bir türlü.
Bırakmasam,gürültü!
Kalır mı biraz elde avuçta,her ayın başına!
Sustum birazcık ta sen anla!
Sorsana göğe,
Gözüm gibi baktığım o ışığa.
B/aşımıza tohum da yağacak mı?
Bulut doğurunca...