Lider ile Rehber Levent Kaçar


SANCI Kültür Sanat Edebiyat Sayı/6
Lider ile Rehber Levent Kaçar
Evveliyatı ve günümüzdeki aktiviteleri hasebiyle, sosyolojik literatürün araştırma konusu olmaya hak kazanmış bir yaşam öyküsünün, kıyısından köşesinden de olsa tanıklığını yapmış bir çömez olarak birkaç kelam etmeyi kendimde hak görmeyi, bu yazıyı okuyanlar umarım mazur görürler… İşin külliyat ve yaşam öyküsü boyutuyla birçok araştırmanın konusu olduğunu bildiğim bir insandan, Oruçoğlu’ndan bahsediyorum. Bahsi geçen yaşam öyküsü ve külliyatını anlatmayı ilgili araştırmacılarına bırakarak ben gönülçelen diğer yanlarına gönlümde yer ettiği kadarıyla değinmeye çalışacağım…
Lider; elindeki gücü ve birikimi kullanabilme kapasitesine bağlı olarak, çevresini etkileyen kişidir. Gerektiğinde aldığı zor kararların ve sonuçlarının ardında durmasını bilir. Sorumluluklarının sınırını sezgisi, zekâsı, bilgisi ve vicdanı çerçevesinde oluşturur ki; bu da liderin kalibrasyonu hakkında bize fikir verir… Rehber ile bazı yönleri benzeşmesine karşın hep bir hiyerarşi ile karışık yönetme arzusu taşır lider. Rehberin sorumluluk alanı aklı ile vicdanı içinde kalması nedeniyle daha geri planda görece bir öneme sahiptir. Bu nedenledir ki gönlüm hep rehbere daha yakın durmuştur.
Muzaffer Oruçoğlu hayatının bir dönemini lider, bir dönemini ise rehber olarak sürdüren ender kişiliklerden biri bana göre. İşlevsellik açısından bu iki özelliğin yerini birbiri ile kıyaslamak ne derece doğrudur bilemem ama her iki özellik de insanlık durumu açısından hali hazırda önemini koruyor. Toplumdaki kulluk geleneği hasbelkader de olsa hep bir lidere ihtiyaç duyması nedeniyle, liderlik meselesinin siyasal ve sosyolojik açıdan öneminden halen bir şey kaybetmediğini bize göstermesi bakımından dikkat çekici bir durum. Muzaffer abi liderliği zamanında, çömezliğimin gönlünde önemli bir yere sahipken, şimdilerde ise artık olgunlaşmaya doğru yürüyen hayat yolumda, kılavuzluğu nedeniyle katkı sunan güzel bir adam. Bazen masalcı, bazen şair, bazen akademik bir araştırmacı, bazen eylem adamı, bazen dünya ölçeğinde bir ressam, bazen önemli bir roman yazarı… Daha bilmediğim kim bilir ne özellikleri var. Acaba afacanlıkları var mı, şarkı söyler mi, yarenliği nasıl, aşkla sevgiyle nasıl çoğalır, rakı sofrasında keyfeder mi? Bunları üretmek bir tarafa takip etmesi bile bayağı bir uğraş gerektiriyor. Meraklısının ilgisine bırakarak ürettiği eserleri burada belirtmeyeceğim, takip ettiğinizde seveceğinizi düşünerek… Ama liderliğinden daha önemli bir özelliği, rehberliğiyle öne çıktığı eserleri geniş kitleler tarafından tanındıkça da, inancım odur ki; bu meziyetinin kıymeti daha bir anlaşılacak.
Sonuç olarak; lider de, rehber de ihtiyacın ötesinde bir gerçeklik olarak karşımızda durmaya devam edecek. Her iki özelliğiyle Muzaffer Oruçoğlu insanlığın gündemine kimi zaman bir masalcı edasıyla kimi zaman da bir bilge edasıyla katkı sunmaya devam edecek. Kendisi, hangi yönünü daha çok sevecek bilmem ama ben en çok rehberlik yönünü seveceğim. Ve takip etmeye devam edeceğim. Yolun açık olsun Muzaffer Oruçoğlu…